Şimdi yükleniyor

ABD’nin Enerji Hamleleri: Çin’i Boğmak, İsrail’i Korumak, Türkiye’yi Susturmak

Dünya siyasetinde yaşanan krizleri “tesadüf” diye okumak saflık olur. ABD’nin İran’a saldırısı da, Venezuela operasyonu da aynı zincirin halkalarıdır. Bu zincirin hedefinde yalnızca Tahran ya da Caracas yok; Çin’in enerji damarları var. Washington, Çin’in ucuz ve güvenli petrol akışını keserek Pekin’i küresel rekabette dizginlemeye çalışıyor.  

İran: İsrail’in Güvenliği, Çin’in Enerjisi

İran, Çin için stratejik bir enerji ortağı. Pekin, ucuz petrolünü büyük ölçüde İran’dan sağlıyor. ABD’nin saldırısı, İran’ın bölgesel gücünü kırmayı amaçlarken aynı zamanda Çin’in enerji güvenliğini hedef alıyor. Burada İsrail faktörünü atlamak mümkün değil. Tel Aviv, İran’ın bölgesel nüfuzunu sınırlamak istiyor. ABD’nin Çin’i hedef alan stratejisiyle İsrail’in güvenlik kaygıları örtüşüyor. Sonuç: İran’a yönelik operasyonlar hem İsrail’in güvenliğini sağlıyor hem de Çin’in yükselişini frenliyor.  

Venezuela: Latin Amerika’da Enerji Darbesi

Venezuela, Çin’in en büyük petrol müşterilerinden biri. Üstelik yaptırımlar nedeniyle bu petrolü indirimli fiyatlarla alıyordu. ABD’nin Maduro yönetimine yönelik operasyonu, bu akışı keserek Çin’in enerji damarlarını bir kez daha daraltmayı hedefliyor. Latin Amerika’daki bu müdahale, Rusya’nın bölgedeki etkisini sınırlamayı da amaçlıyor. Ama asıl stratejik hedef, Çin’in enerji güvenliğini zayıflatmak.  

İsrail: Zincirin Kilit Halkası

İran ve Venezuela operasyonlarını birbirinden bağımsız okumak eksik olur. İsrail, özellikle İran konusunda ABD ile çıkarlarını birleştiriyor. Tel Aviv için mesele, İran’ın bölgesel gücünü sınırlamak; Washington için ise Çin’in enerji damarlarını kesmek. Bu iki hedef aynı operasyonda buluşuyor. İsrail, kendi güvenliğini sağlarken ABD’nin küresel stratejisine de hizmet etmiş oluyor.  

Türkiye’nin Suskunluğu

Peki Türkiye? ABD’nin bu saldırılarına karşı Ankara’dan güçlü bir ses çıkmıyor. Suskunluk dikkat çekici. Oysa İran, komşu; Venezuela, dost; Çin ise Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri. Buna rağmen Türkiye’nin sessizliği, Washington’a karşı açık bir meydan okumadan kaçınma olarak okunuyor. Kimi yorumcular bu sessizliği “denge siyaseti” diye açıklıyor, kimileri ise “çekingenlik” olarak görüyor. Ama gerçek şu: Türkiye’nin suskunluğu, ABD’nin küresel satranç hamlelerine zımni bir onay anlamına geliyor.  

 Küresel Satranç

ABD’nin İran ve Venezuela’daki hamleleri, birbirini tamamlayan bir zincir. Hedef yalnızca bölgesel rejimler değil, Çin’in enerji damarları. İsrail ise bu zincirin kritik halkası; kendi güvenlik kaygılarıyla ABD’nin küresel stratejisi arasında köprü kuruyor. Türkiye’nin sessizliği ise bu oyunda dikkat çeken bir boşluk. Bugün yaşanan çatışmalar, aslında enerji üzerinden yürütülen küresel bir satranç oyunu. Ve bu oyunda taşların dizilişi, yalnızca Orta Doğu’yu değil, tüm dünyanın geleceğini belirleyecek.  

Yorum gönder